ÇGC
Oktay Erol

ICOMOS ADANA TOPLANTISI


Oktay Erol
1 Mayıs 2017 Pazartesi 09:25

Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezinde yapılan, ‘Kültürel Miras ve Sürdürülebilir Turizm’ temalı ICOMOS Dünya Anıtlar-Sitler Günü Adana toplantısı birçok akademisyenin, bürokratın, politikacının, öğrencilerin katılımıyla gerçekleşirken, salonu dolduranlarda bıraktığı iz benim alanım.

Toplantıda neler konuşuluyordu, izleyenleri ne denli ilgilendiriyordu, salon çıkışına neler götürülebilecekti, karşılaştığına hangi gelişmelerden söz edecekti… Bunlar yapılamıyorsa, belleğe küçük de olsa çizikler atılmıyorsa; kültürel mirastan, sürdürülebilir turizmden, tarihsel dokudan, restorasyondan, kazıdan yaşamına artılar koyamıyorsa eğer… Ne demeli ki?

***

Oturum aralarında konuşmacılarla tanışma fırsatım oldu. İTÜ Mimarlık Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof Dr Zeynep Ahunbay konuştuklarımdan biri. 1965 yılında kurulan ICOMUS’un ‘Kültürel Turizm Tüzüğü’ konusunda yaptığı konuşmada, ülkemizin ‘kültürel turizm açısından çok değerli kaynaklara’ sahip olduğunu vurgularken, ‘potansiyeli doğru kullanmak, doğal- kültürel çevreye zarar vermemek, sağlıklı bir turizm için temel kurallardandır sözlerini kullandı. Sayın Ahunbay’a şunu sordum:

Yılmaz Güney’in arkadaş filminde bir sahne vardı. Turistler, üstleri yırtık, salya-sümük çocukların fotoğrafını çekerken Cemil karakteri ‘şunlara engel olalım, neden tarihsel yerlerimiz dururken yoksulluğumuz ile ilgileniyorlar’ diye sorduğunda, Azem karakteri ‘biz yoksulluğumuza engel olmalıyız’ yanıtını veriyordu. Tarihsel önemi olan yerlerimize bakıldığında, genelde yoksulluğu görürüz.

Yoksulluk bu değerlere nasıl sahip çıkacak, ya da o yoksulu nasıl bilinçlendireceğiz? Beynimi kazırcasına ‘söylenecek çok şey var, size katılıyorum’ dedi, ‘ben bildiklerimi anlatıyorum, sizde düşündüklerinizi yazın’ dercesine…

***

‘Geçmişten günümüze ulaşmış, insanların sahiplilik bağı içinde olmaksızın sürekli değişim yaşayan değerlerinin, inançlarının, bilgilerinin, geleneklerinin bir yansıması olarak betimlenen somut-somut olmayan tüm varlıklar kültürel miras olarak tanımlanır’ diyor konuşmasında, ÇÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Başkanı Doç. Dr Duygu Saban…

Sayın Saban’ın konuşma başlığı: Adana Kentinin Kültür Varlıkları-Tarihi Çerçevesinde Turizm Potansiyeli… Höyükler, antik köprüler, kent surları, kamu yapıları, kiliseler, yatırlar, geleneksel konutlar gelecek kuşaklara aktarılacak somut kültürel mirastır. Somut olmayan kültürel miras ise yeme, içme, kız isteme gibi gelenek-görenekler…

***

‘Ağlatılmış çocuk gözlü antik kent; Anavarza’ başlıklı yazıda şunları yazmıştım: Anavarza; İlimize bağlı Kozan’ın Dilekkaya Mahallesi’nde, ülkemizin en anlatılmaya-görülmeye değer antik kenti… Tarihte ‘anabarza, ayn-zarba, anazarbus’ isimleriyle de anılan tarihsel kent, günümüzde Anavarza olarak tanınmaktadır…

Toplantının ‘Anavarza/ Anazarbos’ başlıklı slayt görüntülü konuşmasını ÇÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Fatih Gülşen yaptı…

Sayın Gülşen anlatırken; Anavarza konusunda ‘bilgi’ edinmeye, görmeye zaman bulanların slayt eşliğinde etkilendiğini düşünüyorum. Amfitiyatro, nekropol, stadyum, kilise, tak, sütunlu cadde, havariler kilisesi, hamam, meclis binası, kale benzeri yapılardan söz ederken, Anavarza’nın bulunduğu Dilekkaya’yı düşündüm. Böyle bir varsıllığın korunması, değerlendirilmesi, turizme açılması, gelecek kuşağa kazandırılması, Dilekkayalılara ‘iyi bir gelecek’ sağlaması için neler yapıldı; bundan sonra neler yapılacak… Yine düşünürün ‘o’ sözüne geldim: ekonomik özgürlüğü olmayanın özgürlüğünden söz edilemez! Kral kızı mozaiği Bundan bir süre önce Anavarza’da, bir köy bahçesinde bulunan evin avlusundaki ‘mozaik’ havuzunun sökülüp götürüldüğünü yazmıştım.

Hatun Teyze, Hatun Dilci olarak da bilinir. Yıllardır bahçe kapısında, elinde tüfekle ‘kral kızı mozaiği’ olarak da bilinen ‘mozaik havuzu’ bekler. Bugünlerde Hatun Teyze’nin gözleri yazlı demiş, şu anlatıyı eklemiştim: havuzun içerisindeki tarihi mozaikler önce ispiralle parçalara bölünmüş daha sonra da keski kullanılarak altlarından patlatılarak bezlere sarılıp Adana’ya götürülmüş…

ICOMOS Adana Toplantısı’nda konuşan Adana Müze Müdür V. Arkeolog Nedim Dervişoğlu, ‘Adana İlinde Gerçekleştirilen Arkeolojik Kazılar Bakanlar Kurulu Kazıları’ konulu konuşmasının ardından, video gösterimli mozaik bir avlunun yerinden çıkarılmasını izleyenlerle paylaştı. Mozaik alan önce özenle temizleniyor, üzeri örtüleniyor, kesici taşlarla belirli ölçülerde çıkarılıyordu. İş bununla da kalmayıp suntalar arasına konup taşınıyordu…

Sayın Dervişoğlu’na, ‘kral kızı mozaiği’nden söz ettim; çıkarırken patlatılmasından, bezlere sarılmasından… ‘Videoda gösterilen yöntemle çıkarıldı’ dedi. Öyle olmalı, diye düşündüm…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık