Oktay Erol

İndirimin anlamını yurttaşa sormalı…


Oktay Erol
5 Kasım 2018 Pazartesi 08:29

Hiç kimse ekonominin ‘iyiye’ gittiğini söylemiyor!

Muhalefetinden iş insanına değin…

Esnafından ev kadınına…

Akademisyeninden öğrencisine…

Bu ikilemeyi nasıl yaparsanız-yapın sonuç değişmiyor!

Bir ‘iktidar’ güzellemeler yapıyor!

Yapılan ‘reformlardan’ söz ediliyor,

Alınan önlemlerden söz ediliyor,

Olumlu sonuçlardan söz ediliyor!

***

Geçtiğimiz gün ‘vergi indirimi paketi’ denilen bir iyileştirme atılımı yapıldı.

İki aylık KDV ile ÖTV indiriminin piyasayı canlandıracağı, söylendi.

Özenle incelediniz mi bilmiyorum ‘nasıl’ bir indirim olduğunu…

Bu yapılan indirim kimin için, neden yapılıyordu ki?

Yurttaşın elinde bir aracı, ya da bir mobilyası, ya da bir evi, ya da bir buzdolabı varsa ‘yenisini2 alsın diye miydi bu indirim?

Hem ne olacaktı birer tane o ürünlerden alınmış olsa; kim yararlanmış sayılacaktı, kim büyüyecekti, kim gelişecekti, kim krizi kazanca dönüştürecekti; dar gelirli yurttaş mı, esnaf mı, emekli mi, işçi mi, üretici mi?

Kim?

***

Deniyor ki:

Ticari araçlarda KDV yüzde onsekizden bire düşecek,

Mobilyada KDV yüzde onsekizden sekize,

Tapu harcı yüzde dörtten üçe,

Beyaz eşyada ÖTV sıfıra inecek…

Öyle de tüketici, bunları alabilmek için nerede, nasıl, hangi koşullarda, hangi ücretle çalışacak?

Aldığı asgari ücret mutfak masrafına bile yetmezken, çocuğunu harçlıksız okula gönderirken, sağlık sorunlarına ödeyecek bedel bulamazken mi ‘açıklanan’ indirime koşacak tüketici?

Anlatıldığı gibi ‘kolay’ mı?

Oto galericiler sitesindeydim, birkaç önce.

‘Yaprak kımıldamıyor’ diye yakınıyor ikinci el araç satıcıları. ‘Buralar böyle değildi, alıcı kaynardı burası, bir günde bir-kaç araç sattığımız olurdu, şimdi hadtada bir araç satmadığımız bile oluyor’ diyerek ekledi.

***

Otomobil üreticilerinin, mobilya sektörünün, inşaat sahiplerinin ‘cömertçe’ piyasa sürüp, bankaların özelleşmesiyle birlikte sundukları kredilerle bu iktidar döneminde aldıkları boy ‘hep’ sürecek sanıldı!

Daha lüks otomobil, daha yüksek yapılar, bir evde daha çok beyaz eşyaları ‘hep’ satabileceklerini sanıyorlardı!

Yaşanan krizle birlikte yenmeyen otomobil, yenmeyen yapılar, yenmeyen mobilyalar bir türlü tükettirilmek isteniyor şimdi bile acımasızca!

Doymadan bir başka ‘ürün’ görmek istemiyor insan!

İnsanca çalışarak, insanca üreterek, insanca çaba harcayarak doymayı…

Ekonominin ‘nasıl’ olduğunu bu ülkenin işsizine, asgari ücretle geçinenine, işçisine sormalı önce…

İndirimin anlamını yurttaşa sormalı…

 

‘‘CHP’Yİ BU DENLİ BOZMA’’

Ben anlamıyorum, geçenlerde Seyhan İlçe örgütünde de söylediler ‘tepki’ gösterdim!

Gerçekten anlamıyorum ama!

Genel Başkan kimin aklıyla, ya da hangi danışmanını dediklerinin etkisinde kalıyor da bunları söylüyor acaba?

Geçtiğimiz günlerde anımsarsınız ‘sağ söylemden’ söz etti!

‘Sol söylemin’ anlamını, gücünü, geçerliliğini yitirdiğini söyleyecek biraz ‘boş bulunsa2 parti içindeki tepkiciler kanımca!

Sonra bir de Ankara’da, İstanbul’da aday belirleme aşamalarını anlatırken sözü geçen isimler!

Seksen öncesinde, CHP’yi acımasızca eleştiren milliyetçi cephe hükümeti ortaklarına Ecevit ‘bu partiyi bu denli hırpalamayın, bu denli acımasız olmayın’  benzeri bir tümce kullanmıştı, aslında şimdi aynı tümce Kılıçdaroğlu’na söylenmeli ‘CHP’yi bu denli bozma’ denmeli kanımca.

‘’CHP’yi, CHP özünde bırak’’ denmeli!

Aday belirleme yöntemini için de ‘kirlilik bulaştırmadan partiliye sor’ denmeli!


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık