Şehmus Baysal

Koşullar zor ama işimiz gazetecilik


Şehmus Baysal
17 Ocak 2017 Salı 01:10

Türkiye’de bugünün koşulları itibariyle en zor meslek nedir diye bana bir soru yöneltmiş olsanız ben ‘gazetecilik’ diye yanıt veririm.

Sebebi açık ve net…

Fikir işçiliği ile yürütülüp ticari anlamda en az kazanç elde edilen gazetecilik gibi Dünya’da ikinci bir meslek gösteremezsiniz. Kazanç elde edemeseniz de aynı şevk ve azimle sabah işinize gelerek heyecanla yürütecek ikinci bir meslek gösteremezsiniz.

Başka mesleklerde kazanç elde edemeyince ya iş yerinizi kapatırsınız, ya da başka bir işte meşgul olmak isterseniz.
Hani mürekkep değme işi var ya… Bizim meslekte bir kez mürekkep değmeye görsün.

Bulaştınız mı biraz zor ayrılırsınız. Kazanca bakmaz, onun size verdiği haz ve mutluluk ile yıllarınızı geçirir gidersiniz.

Herkesin derdi ile dertlenir, yeri gelir mahkeme kapılarında sürünürsünüz.

Koşulları zordur, kazancı ise azdır.

Hani yazımın başında söyledim ya, ‘severek yapar iseniz mesleğinizi’ gözünüze hiçbir şey gözükmez.

Koşulları zorlaştıranların vardır elbette bir amaçları.

Sizi boğmak isterler. Sesinizi, soluğunuzu kesmek isterler. Yerel ve genel bütçeli tüm resmi kurumlarda yeri gelir ‘tu kaka’ olursunuz.

Yılmadan, azimle üzerine üzerine gidersiniz bütün olumsuzlukların.

Meslekten emekli olursunuz ama bir türlü emekli olarak kopamazsınız. Yaşadığınız her olay sizin yeniden kaleme sarılarak gazeteciliğe dönüşünüzü sağlar.

Herkesi mutlu etmektir onların sizden beklediği… Siz ama herkesi mutlu edemezsiniz. Çünkü siz aykırı düşünen, düşünmek zorunda olansınız. Şeytani değilsiniz ama rahmani gibi gözükenleri de iyi bilirsiniz.

İşin özü zordur gazeteci olmak, gazeteci olarak yaşamak.

Her şeye göğüs gerersiniz. Ama ihaneti asla kabullenemezsiniz.

Eline fırsat geçtiği zaman tetikte bekleyenleriniz vardır sizi bir kaşık suda boğmak isteyen.
Ama bilirsiniz ki doğru duvar yıkılmaz.

Yılmaya da çalışsalar başarılı olamazsınız.
Hele hele Adana’da gazeteci olmak daha zordur. Bu zorlukları zaman içinde yaşayan bir kardeşiniz olarak hep şunu söylerim.

‘Bu meslek ömrümüzden çok şeyleri alıp götürüyor’

Allah’ın verdiği ömürde dik durmayı, dik kalmayı, doğrulardan yana tavır koymayı kendimize şiar edindiğimiz için hiç mi hiç korkumuz, çekincemiz olmamıştır. Yeri gelmiştir bizlere saldırmışlardır, yeri gelmiştir arkamızdan konuşmuşlardır. Bunları da yaşayarak görürüz ve katlanmak zorunda kalırız.

Şükürler olsun ki başımız diktir. Ne kul karşınında veremeyecek hesabımız vardır. Ne de bizi yaradan Cenabı Allah’a karşı ahretteki sorguda yanlışımız vardır ki hesap veremeyecek.

Çünkü Allah korkusu ile de yaşarız. Mesleğimizde de hep bunu yaparız, yapmaya çalışırız.
Elbette kul olarak bilerek ya da bilmeyerek hata yapmış olabiliriz. Onları da Cenabı Allah affetsin diyoruz.

Zoru başarmaktır bizim prensibimiz.

En büyük sermayemiz de okuyucularımızdır. Allah onların yokluğunu da vermesin.

Sizler için çalışıyor, çabalıyoruz. Allah sonumuzu hayırlı etsin diyorum.

Yarın görüşmek dileğiyle.

 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık