Özcan Aladağ

Referandumun galibini arama yarışı


Özcan Aladağ
24 Nisan 2017 Pazartesi 08:58

16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu’nun sonuçlarının tartışıldığı bir ortamda her siyasi partiye mensup siyasetçi, kendince referandumun galibini aramaya yarışı içine girmiş durumda.

Türk milleti için, İstiklal ve İstikbal için diye söze başlıyor iseler bilesiniz ki ‘evet’ oyu kullananlardır bu arayış içine girenler. Ülkeyi karanlığa götürdüler, demokrasi ve Cumhuriyet için diye başlıyor iseler bilesiniz ki bunlar ‘hayır’ oyu kullananlardır ve bu istikametteki partilerdir. Referandumun galibini arar iken kişiler kendilerinin düşüncelerini de katarak olaya biraz hissi yaklaşık gösteriyorlar. Bunu yapar iken de aynı zamanda yerel yöneticileri de kim kime çalıştı?

Sorusuna yanıt arayarak sorguluyorlar. Yeri gelip eleştiriyorlar. Siyasi parti bazında oy oranlarını gelecek yıllara paylaştıracak bir şekilde kaybeden, halkın nazarında yükselişin tam tersi inişe geçen partinin MHP olduğunu tüm bu işe aklı eren herkes koro halinde söyleyebilir iken, bugün MHP’de siyaset yapan, yapmak için uğraş veren, yarın adına siyasette yer bekleyen, hedefi olanlar ise sesini kısarak ‘biz kazandık’ diyorlar. Bu da ayrı bir çelişki olsa gerekir. Referandum öncesinde bir dost meclisinde oturuyoruz.

Sohbet referandum ve bu referandumda Türkiye genelinde evetçiler ile hayırcıların alacakları oyların oranları, davranış tarzları ve seçim stratejisi üzerinde konuşuyoruz. MHP’de yöneticilik yapan dostların yüzde 60’dan ihaleyi başlattıklarını görünce neden yüzde 60 olmayacağının gerekçelerini ortaya koymaya çalışıp ikna etmek istediğimizde gördüm ki ‘koşullu bakış açısı’ ile insanlar kendilerini dahi olmayacak duaya âmin diyerek inandırabiliyorlar.

En nihayetinde sandık sonuçları açıklandığında o dost meclisinde yüzde 60’lardan bahseden siyasetçi kardeşlerimizin ne kadar yanıldıklarını bizler de, iddianın sahibi kendileri de gördüler, yaşadılar. Dedik ya, siyaset diye… Şimdi bu kardeşlerimiz kendilerince birçok mazeret üretebilirler. Görünen köy kılavuz istemezdi ve Adana’daki çıkan sonuçlar ile Türkiye genelindeki sonuçlar çok sürpriz sonuçlar olarak karşımızda durmuyordu.

Son dönemlerde Adana özelinde gördüğüm bir gerçeği de siz kıymetli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. MHP’nin yerel siyasetçilerini hedef alan bazı aklı evvellerin de piyasada dolaşmaya başladıklarını ne yazık ki görüyorum.

Bu aklı evveller, yerel siyasetçileri etrafındaki kişilere göre, kendilerine zamanında destek veren kişilere göre kategorileştirmeye çalışarak bir yerlerde hedef haline getirip okların bu isimlere de tesir etmesinden medet umuyorlar. Böyle bir tehlike görüyorum, sezinliyorum. Aslında bir şekilde yerel siyasetçiden beslenemeyen, muslukları kesilen kişilerin bu tür davranışlar içine girdiklerini de ne yazık ki biliyorum. Elbette hedef olan siyasetçi varsa ki var, bu isimlerin kendilerini koruma, cevap vererek siyaset üretme hakları kendilerinde baki. Buna müdahil olacak durumda değiliz.

Burada Adana’nın kaybetmesine zemin sağlamamak adına diyecek sözümüz var. Özellikle yerel siyasetçileri hedef noktasına oturtarak siyasi medet umanların siyaset yaklaşımlarının prim getiren cinsten olmayacağını belirtmek isterim.

Yerel siyasetçiden beslenir iseniz, beslendiğiniz hortumlar kesilir ise böyle zıplarsınız. Adana’da referandum sonuçlarının yansımasını çok hissedecek düzeyde görmedik, yaşamadık.

Hayat devam ediyor. Genel başkan siyasetine takılarak genel merkezlerin açıklamalarını papağan gibi tekrarlayan yerel siyaset heveslilerine de bir çağrım olsun. ‘Biraz okuyun, üretin. Kes, kopyala ve yapıştır edebiyatını bırakın.’


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık