ÇGC
Edibe Gülnar

YARANMAK GİBİ BİR DERDİMİZ YOK


Edibe Gülnar
18 Mayıs 2016 Çarşamba 10:47

İnsanları bir yere götürüp burada hapsetmek, bir şekilde ötekileştirmek kadar çirkin bir davranış

olamaz.

Siyaset yapanların genelde ilk başvurdukları yöntemdir bu. Birileri, hesaplarına gelmeyen

konularda çıkış yolu bulamadıklarında kendileri gibi düşünmeyenleri götürüp bir yerlere

hapsederler. Onlara damga vururlar ve kendilerini akılları sıra aklamaya çalışırlar.

Göremedikleri konu ise ‘bir yerlerinin bir şekilde açık’ olmasıdır ve ne yaptıklarından herkesin

haberinin olduğunu bilememeleridir.

Kimseye yaranmak gibi bir derdimiz asla olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Doğru bildiğimiz

konuda doğruları söylemeye, yazmaya devam edeceğiz.

Birileri istiyor diyerek haber de yapmadık, köşe yazısı da yazmadık.

Yaşadıklarımı, gördüklerimi, düşünerek kendimce yorumlayarak okuyucularıma iletmeyi görev

saydım. Bugüne kadar böyle yaptım, bundan sonra da bunu yapmaya devam edeceğim.

Bu şehirde bir şeyler iyi gitmediğinde çıkıp ortaya ‘yanlış’ demesini de bildik. Doğru olanı da

onure etmesini de bildik.

Bu mesleğin ‘Ne Musa’ya, ne de İsa’ya yaranamadığını’ en iyi bilenlerdenim, yaşayanlardanım.

Hal böyle olunca kimin ne düşündüğü ve ne söylediğinden daha çok, toplumun yazılanlara verdiği

reaksiyon önemlidir benim açımdan.

Araştırmadan asla bir konuyu gündeme taşımadım.

Gördüğüm odur ki, son günlerde eleştirilerimizden bazı çevreler rahatsız olmuş. Elbette

rahatsızlık duyacaklar çünkü arı kovanına çomak soktuk.

Yöneticilik kariyeri olmayan, bir kişinin eline ve eteğine yapışarak bir yerlere gelenlerin acze

düştüklerinde ilk başvurdukları gibi kuyruklarına basılmış vaziyette yüksek sesle haykıranları da

görüyoruz, duyuyoruz. Ama şunu iyi bilsinler ki yanlışlıklar devam ettiği sürece bunu da yazmaya

devam edeceğiz.

İnsanlar eleştiriye açık olmalıdır. Bizler de eleştiriye açığız. Yalan ve yanlışlıklar ile süslü hiçbir

davranışın ve yazının içinde olmadık. Olmayacağız da…

Ayrımcılık yaparak siyaset yapanların bir yere geldiklerinde tıkandıklarını da görüyoruz. Hani

derler ya, bu devran böyle gitmez diye. Bir yere gelip devranın istikameti de değişecek.

Yerel yönetimlerin içinde bulundukları durumu çok yakından takip etmek durumundayım. Bunun

bir zorunluluk ve mesleki anlamda bir ihtiyaç olduğunu biliyorum. Çünkü bu kentte bizler de

yaşıyoruz. Yapılan yanlışlıklardan bizler de nasibimizi alıyoruz.

Kimin ne söylediğine takılmıyorum. Benim takıldığım, çapı yetmeyen insanlara hala birilerinin

prim yaptırmasıdır. Bu primi verenlerin de bu çapsız kişilerle işlerini daha kolay yaptıkları ve

çıkarlarına bu kişilerin daha iyi geldikleridir.

Bir adet durum bundan ibaret…

Ben her geçen günü muhasebe yaparak gelen günü de yeni bir başlangıç olarak görüyorum. Her

elveda yeni bir hayatın başlangıcıdır.

Bıraktıklarımıza üzülmeden yaşanmış olarak kabul ederek demokrasi, insan hakları evrensel

kurallarına uyarak geleceğe ümitle bakmak durumundayız. Ben kendi adıma bunu yapıyorum,

yapmaya çalışıyorum.

Birilerini de rahatsız ettiğimiz için hiç özür dilemiyorum. Kokuşmuş zihniyet ve yozlaşmış

anlayışlardan uzak kalarak anlayanlara hitap ederek yolumuza devam edeceğiz.

Güzel yarınlar sizin olsun.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık