ÇGC
Oktay Erol

Yurttaşa ‘yol, su, elektrik’...


Oktay Erol
9 Mayıs 2016 Pazartesi 17:35

Şunu anlayalım artık:

Hükümetler, eğer vergileri artırma yönüne gidiyorlarsa, o da yetmeyince yeni ‘vergiler’ oluşturma uğraşı

veriyorlarsa; bilin ki o ülkede işler ‘kötüye’ gitmektedir!

Bunun yalanı yok!

Kim ki, alanlara ya da kürsülere çıkıp ‘her şey yolunda’ iletisi verip, hemen ardından da ‘kapıdaki’

zamları alalama zorunluluğu duyuyorsa, bilinsin ki ‘durum iyi’ değil!

Bunu matematiksel işlemlerle de yapmaya çalışsak...

Bilge teorilerine göre de çözümlemeye başlasak...

Bilinsin ki ‘durum’ değişmeyecektir!

* * *

Bilmiyorum her yerde aynı türden söyleşiler olur mu ama, yaşadığım kentte bir araya geldiğimiz

arkadaşlarla zaman zaman konuşuruz...

Ya okuduklarımızı tartışırız, ya da köşe yazılarını, bazan da birinden duyduğumuz bir tümceyi, bazan

da yaşamın bıraktığı izi...

Şöyle ki:

Son yıllarda birçok kamu malları satıldı.

El koyulan kurumlar satıldı...

Satılırken de ‘devlet’ bundan zarar ediyor, kazançlı çıkması için satıyoruz, dendi...

Bankalar satıldı,

Telekom satıldı,

Araziler satıldı...

Tüm bunlar satılmadan önce ‘bu satıştan’ dolayı ortaya çıkan ‘zarar’ ortadan kalkacak, dendi.

Bu yurttaşa yarayacaktı!

İş alanları açılacak, çeşitli hizmetler daha ucuza yapılacak, destekleme artacak!

Bu değil miydi amaç?

* * *

Akaryakıta gelen zamlara alıştırıldık artık!

Ayrıca bugüne değin;

Akaryakıttaki ötv artmış.

Sigaraya ‘ek vergi’ uygulanmış.

Birinci, ikinci sınıf lokantalarda kdv artmış.

Ehliyet, pasaport gibi değerli kağıt bedelleri zamlanmış.

İlaca zam, aile hekimliğine sınırlama...

Bunlar şimdilik gördüklerimiz;

Ya zam yapılma olasılığı olan yeni düzenlemeler...

Bilgi şöyle:

Yurtdışı çıkışlarına zam,

Motorlu taşıt vergisinin bir taksit fazla alınması,

Emlak vergisinin bir taksit artırılması,

Yol­köprü ücretlerine zam,

Elektrik faturalarındaki bilmece,

Sağlık personeline döner sermayeden yapılan ödemeden kesinti,

Tanımlanabilir gibi değil!

* * *

Şunu anlamaya çalışalım:

Bakkal dükkanı sahibinin eline verilen bir işyeri olarak düşünelim devlet bütçesini...

Onca alınan krediye, desteğe karşın bu ‘işyeri’ geriliyorsa ne düşünürsünüz?

Ya da bu işletmenin başında ‘ısrarla’ dükkan sahibinin kalmasını yaralı bulur musunuz?

Düşünün...

Neyi mi?

Bunca satılan değerlerin...

Bunca yapılan zamların...

Bunca alınan vergilerin, kimin cebine gittiğini düşünelim!

Biliniz ki tüm bunlar ‘yurttaşa yol, su, elektrik’ olarak dönmüyor; dönmeyecek de...


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık